müzelerimizi tanıtıyoruz

 

Etkinlik
Müzelerimizi Tanıtıyoruz

 

DERS

Görsel Sanatlar

SINIF

8

YAKLAŞIK SÜRE

2 Ders saati

TEMEL BECERİLER

Araştırma, Bilgi teknolojilerini kullanma, Eleştirel düşünme, Yaratıcı düşünme Görsel okuma, Estetik bilinç kazanma, Estetik algının geliştirilmesi, Estetik yaşam kültürü edinme, Başladığı işi bitirme, Millî, manevi ve evrensel değerlere duyarlı olma

ÖĞRENME ALANI

Müze Bilinci

KAZANIM

2. Seçtiği herhangi bir eserin müzeye ulaşma sürecini Araştırır
4.İnternet üzerinden araştırdığı müzeye yönelik tanıtıcı görsel çalışmalar yapar.
6. Müzedeki eserler, tarihî yapılar, anıtlar vb. den yola çıkarak görsel tasarımlar yapar.

ARAÇ ve GEREÇLER

Resim kâğıdı, pastel boya suluboya, su, su kabı, renkli karton, elişi kâğıtları, makas, yapıştırıcı

TEKNİKLER

Grafik Tasarım (Broşür,  Amblem)

YÖNTEMLER

Araştırma, Gezi Gözlem, Gösterim, Soru - Cevap, Uygulamalı Çalışma

DUYUŞSAL ve DÜŞÜNSEL HAZILIK

Öğrencilerden, tasarladıkları kendi müzelerinin; Broşür, amblem vb. grafiksel tasarım araştırması yapmaları istenir.

       

 

UYARILAR,BİLGİYİ PAYLAŞMA,UYGULAMA

 

Öğrenciler Müzeler, broşür, amblem ve grafik tasarım konusunda yapmış oldukları araştırma ve ön çalışmalarını sınıfa getirerek sınıf ortamında paylaşırlar.

Öğretmen, öğrencilere; “ Kendi müzenizi hayal ediniz… Bu bir sanat, tarih, arkeoloji, etnografya, bilim, teknoloji, basın, açık hava müzeleri, askerî müzeler olabileceği gibi, kendi adınıza özel bir müze de kurabilirsiniz. Bu Müzeyi tanıtmak için hedef kitleye kendinizi en iyi şekilde bir marka olarak sunma hazırlığı yapmalarını söyler.

       Öğrenciler karar verdikleri Müze çeşitlerinden (sanat, tarih, arkeoloji, etnografya, bilim, teknoloji, basın, açık hava müzeleri ve askerî müzeler) herhangi biri tercih edilerek müzenin içeriğine ilişkin kurumsal kimlik çalışması (amblem, dosya kapağı, broşür) yapılabilir.…

Amblem-Logotayp

Latince kökenli olan amblem ve Logotayp sözcüklerinin dilimizdeki karşılığı simge ve özgün yazıdır. Günümüzde her iki kavram ayrı ayrı anıldığı gibi tek bir sözcük olarak Logo diye de kullanılmaktadır.
Amblem, çizgi ve resimle yapılan işaretlerdir.

Logotayp ise yazıyla ya da çizgi, resim ve yazıyla yapılan işaretlerdir. Her ikisinde de amaç, adını taşıdığı ürün veya firmayı en özgün biçimde ayırt etmesidir. Amblemler ve logotayplar ilgili kurumun çalışma alanını, kişiliğini biçim ve renkleriyle ifade edebilmelidir.

Broşür: Genellikle bir şeyi tanıtmayı amaçlayan, sayfa sayısı az, küçük kitap,Kişiler, kurumlar, kuruluşlar veya ürünler hakkında detaylı anlatımı olan, özelliklerini ön plana çıkartan, açıklayıcı bilgilendirici, tanıtıcı nitelikteki basılı materyallerdir.

Müze Nedir?

Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlere müze adı verilir. Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar.

Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir.

Müzenin Amacı

Müzeler, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak amacını taşıyan kurumlardır.

Müzelerde bulunan nesnelerin anlam ve önemi müze içinde ve dışında yazılı ve sözlü olarak, ayrıca rehber eşliğinde yapılan gezilerle açıklanır. Böylece, ziyaretçilerin müzede yer alan eserler hakkında ayrıntılı bilgi edinmeleri sağlanır. Sergiledikleri geçmişe ait eserlerle, ülkelerin ulusal değerlerinin oluşmasına önemli katkılarda bulunan müzeler, aynı zamanda etkin katılım ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan eğitim kurumlarıdır.

 

Tarihte Müze

Müzecilik,kavram olarak 17.yüzyılda ortaya çıkmıştır.İlk müze yapısı İtalya'daki Uffizi Galerisi'dir.İlk bilim müzesi olarak ise,1683 de Oxford Ashmolean Müzesi kurulmuştur.1819 da Madrid Prado Müzesi,daha sonra Berlin,Hermitage ve Belvedere Müzeleri ile Amerika'da Philadelphia ve Charleston Müzeleri açılmıştır.Müzecilik konusuna bilimsel yaklaşım,20.yüzyılın ilk çeyreğinde,teknolojinin katkısı ile gerçekleşmeye başlamıştır.

 

 

Türkiye'de Müzecilik

Müzedeki yapıtların saklanması, korunması ve sunulması için gerekli teknik bilgileri içeren bilimsel çalışma alanına müzecilik adı verilir. Müzecilik; müzenin kurulması, müzede yer alan eserlerin kimin tarafından ne zaman yapıldığının belirlenmesi, sınıflanması, gerekliyse onarılması ve ısı, nem gibi dış etkenlerden korunması gibi konularda faaliyet gösterir.

Ülkemizde müzecilik, 19. yy. ortalarında başladı. 1846 yılında, Sultan Abdülmecit'in emri ile, bazı eski eserler ve eski silâhlar Aya İrini Kilisesi'nde toplandı. Daha sonra1868 yılında, Ali Paşa'nın sadrazamlığı sırasında, bu kilise ve içerisindeki eserler "Müze-i Hümâyûn" adı altında ilk müze olarak açıldı. Bu dönemde Maarif Nezareti, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunan tüm tarihî eserlerin İstanbul'a gönderilmesi konusunda bir emir yayınladı.

1881 yılında, Osman Hamdi Bey müze müdürü olunca, gerçek anlamda müzecilik çalışmaları başladı. Osman Hamdi Bey 1883 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkışını önleyen "Eski Eserler Kanunu"nu hazırladı. Yine bu dönemde, Anadolu'daki kazılar denetim altına alındı.

Müzecilik, özellikle Atatürk'ün ilgisiyle, Cumhuriyet Dönemi'nde büyük önem kazandı. Atatürk'ün emri ile, bir yandan yeni müzeler kurulurken bir yandan da bazı tarihsel anıt ve yapılar müze olarak kabul edildi. Yine bu dönemde, müzecilik ayrı bir bilim dalı olarak ortaya çıktı. 1945 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, bugün Anadolu'yu bir açık hava müzesi durumuna getiren önemli çalışmaların temelini attı. Ülkemizde son yıllarda, müzecilik alanında önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bugün yurdumuzun her ilinde ve ilçelerimizin bazılarında halka açık müzeler yer almaktadır.

 

Müze Türleri Nelerdir?

Müzeler bilim, sanat, folklor ve antika eşyalar gibi çeşitli konularda toplanmış eserleri bir arada sunabileceği gibi doğa tarihi, etnografya ve havacılık gibi sadece tek bir konuyu içeren eserleri de sergileyebilir. Müze türlerini şu şekilde sınıflara ayırabiliriz:

Arkeoloji Müzeleri:
Arkeologların yaptıkları kazılar sonucunda ortaya çıkarılan buluntuların sergilendiği müzelerdir.
Örneğin; İzmir Arkeoloji Müzesi

Etnografya Müzeleri:
Geçmiş uygarlıklara ait gelenek, görenek, giysi ve gündelik hayat ile ilgili çeşitli eserlerin sergilendiği müzelerdir.
Örneğin; Ankara Etnografya Müzesi

Tarih Müzeleri:
Bir ülkenin, bir toplumun ya da bir kişinin tarihsel gelişimini, sistemli bir biçimde inceleyen ve açıklayan müzelerdir. Tarih müzeleri, yazılı ve görsel belgeleri bir araya getirerek hem ziyaretçilerin hem de araştırmacıların hizmetine sunmaktadır.
Örneğin; Selçuk-Efes Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Güzel Sanatlar Müzeleri:
Resim, müzik ve heykel gibi güzel sanat dallarında ortaya konulan yapıtların sergilendiği müzelerdir.
Örneğin; İstanbul Arkeoloji Müzesi

Açık Hava Müzeleri:
Tiyatro, arena, agora gibi kapalı bir mekânda sergilenmesi mümkün olmayan yapıtlar, açık hava müzelerinde sergilenmektedir.
Örneğin; TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi

Bilim Müzeleri:
Bilim ve teknolojinin tarih boyunca geçirdiği değişim, bilim müzelerinde sergilenmektedir.
Örneğin; Atatürk Eğitim Müzesi

Askerî Müzeler:
Çeşitli dönemlere ait askerî malzeme ve silâhların sergilendiği müzelerdir.
Örneğin; Ankara Kurtuluş Savaşı Müzesi (1. TBMM Binası)

Özel Müzeler:
Kişi veya kuruluşlar tarafından, çeşitli konularda bir araya getirilmiş eserlerin yer aldığı müzelerdir.
Örneğin; Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi

 

DEĞERLENDİRME

 

1. Her öğrencinin sürece katılıp katılmadığı ve grup çalışmasının gerektirdiği paylaşımın sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilir.
2. Öğrencilere yaptıkları çalışmalara ilişkin sorular yöneltilir:
a) Yapmış olduğunuz Amblem hoşunuza gitti mi?
b) Uygulama esnasında en çok hoşunuza giden şey ne oldu?

FETHİYE MÜZESİ

Arkeoloji yönünden zengin olan ilçede yöreye ait eserlerin bir mekân içerisinde sergilenmesi fikri, 1960'lı yılların başında dönemin yetkililerince tasarlanmış müzenin ilk çekirdeği o yıllarda oluşturulmuştur. 
Daha sonra çevreden toplanan büyük boyutlu taş eserler bir depoda korunmuş, 1987 yılında yeni yapılan bina ile birlikte çağdaş müzecilik anlayışı ön plana çıkarak eserler ziyaretçilere sunulmuştur. Fethiye Müzesi biri arkeoloji diğeri etnografya olmak üzere iki salondan oluşmaktadır. Bu iki salonda sergilenen eserlerin hemen hemen tamamı Fethiye ve çevresinden derlenmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arkeoloji bölümünde sergilenen eserlerin büyük bir bölümünü seramik grubu eserler oluşturmaktadır. Salondaki eserler kendi içerisinde belli bir kronolojik sıraya tabi tutulmuştur. M.Ö. III. binden Bizans Çağı sonuna kadar olan dönemi kapsayan eserlerden en önemlisi hiç kuşkusuz Likçe'nin çözümünde büyük katkıları olan steldir. Bu stel üzerinde, üç değişik dilde yazılmış bir metin yer almaktadır. Müzenin önemli bir başka eseride "Kumrulu Genç Kız Heykeli" ve yanındaki iki kadın heykelidir. Kumrulu kız heykeli Artemis kültü ile ilgili olup, kentte antik dönemde bir Artemis tapınağının bulunduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Etnografya salonunda yöreye has çeşitli el dokuma örnekleri, el işlemeleri, kaftanlar, üç etekler, gümüş takılarda yer almaktadır. Bu bölümde ayrıca tüm üniteleri ile faal durumda ahşaptan yapılmış dastar tezgâhı sergilenmektedir. Müzenin açık mekânında ise, büyük taş bloklu eserler, lahit mezarlar ile Likya kültürünün bir ürünü olan "Izraza Anıtı" sergilenmektedir.

Adres: Kesikkapı Mah. Okul Sok. Fethiye/Muğla
Tel: (252) 614 11 50

 

Yorumlar  

 
Guest
+1 # Guest 12-05-2013 14:38
güzel (SÜPER)
Cevap
 
 
Guest
0 # Guest 28-02-2014 14:52
oooooo süpermiş yaa
Cevap
 
 
Guest
0 # Guest 28-02-2014 14:53
çok güzelmiş
Cevap
 

Ek Bilgi